Yaşlanan anne-babanız için en etkili sağlık önerileri

Annem babam yaşlandı. Onlar için çok korkuyorum ama tam olarak ne yapacağımı da bilmiyorum. Sizce onların hayatını ve kendi hayatımı engellemeden nasıl yardımcı olabilirim?

Öncelikle ilaçlarına odaklanmanızı öneririm. Şeker hastalığı, eklem romatizması, görme, duyma, hafıza sorunları, kalp damar problemleri, inme gibi rahatsızlıklar ileri yaşta sıklaştığından bu sorunlara karşı önlem almanız ve doğru bir tedavi planı oluşturmanız gerekir.

* Yakınınızın ani bir sorunda başvuracağı telefon numaralarını hazırlamalı, doktorlarını not etmelisiniz.

* Baston, gözlük, duyma cihazı gibi aletlerin yakınınızın hayat kalitesini artıracak küçük ama önemli yardımcılar olduğunu unutmamalısınız.

* Yaşlı kişiler, pek çok sağlık sorunuyla boğuştuklarından birden fazla ilaç kullanırlar. Bu ilaçların ismini, dozunu ve saatini yazan bir çizelge hazırlamalısınız.

* İlerleyen yaşla birlikte oluşan kilo kaybının; hafıza sorunlarından depresyona, kalp yetmezliğinden kansere kadar çeşitli sağlık sorunlarının ilk göstergesi olabileceğini bilin. Yakınınız kilo veriyorsa mutlaka doktora gitmesi için onu teşvik etmelisiniz.

* Anne-babanızın yaşadığı evin güvenliği önemlidir. Yeterince ışık almayan, dağınık, kaymaya müsait halı ve kilimleri olan bir ev, düşmek için birebirdir. Vakit kaybetmeden evinde güvenli değişiklikler yapmalısınız.

* Kişisel temizliğine dikkat etmeyen, kıyafetlerini değiştirmeyen, evini toplamayan ve temizlemeyen kişilerde hafıza sorunları veya depresyon olabilir. Duş almak, dişlerini fırçalamak, giyinmek gibi günlük aktiviteler de iyi birer ipucudur. Yakınınız bu tür yaşamsal aktiviteleri yerine getiremiyorsa, sorununun ne olduğu anlamak için mutlaka doktora başvurmalısınız.

* Aile bireyinizin duygusal durumunu da incelemelisiniz. Herkesin zaman zaman kendini mutsuz, çaresiz, endişeli veya değersiz hissettiği zamanlar olsa da; yaşlılarda depresyon sık yaşanan bir sorundur ve çoğunlukla da fark edilmez. Yakınınızın arkadaşlarıyla iletişimi koparması, sürekli evde kalması ve hiçbir hobi veya aktiviteyle ilgilenmemesi uyarıcı işaretlerdir. Bu durumda tıbbi yardıma başvurmalısınız.

* Anne-babanız bu önlemlerinizi aşırı bir tepki olarak görebilir. Ancak onlarla birlikte bu önlemleri almak istediğinizi sevgi ve saygı dolu bir dille anlatırsanız, ikna etmeniz ve olumlu sonuç almanız daha kolay olacaktır.

 

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : Yaşlanan anne-babanız için en etkili sağlık önerileri, anne, baba, saglık, sağlık, saglik, kurtulma yollari, sebebleri,

Tırnak Mantarı,Yaz Sıcağıyla Artıyor

Türkiye’de 4 milyonu aşkın tırnak mantarı hastası bulunduğunu belirten uzmanlar, hastaların bunun farkında olmadığını ya da önemsemediğini ifade ediyor.

Uzmanlara göre, hastalık tedavi edilmediği sürece vücuda ve diğer aile bireylerine bulaşıyor. Sıcak ve terli ayakkabı giyenler, bot kullananlar, kuaför ve ev hanımları, sporcular ve ortak soyunma odası ile duş kullananlar tehdit altında.

özellikle yaz aylarında artan sıcaklar beraberinde tırnak mantarı hastalığını getiriyor. Sık karşılaşılan bir problem olan tırnak mantarı hastalığı, tırnaklarda beyaz-sarı renk değişikliği, kalınlaşma ve kırılma ile kendini gösteriyor. Genellikle ayak parmaklarında rastlanan tırnak mantarı, tırnakların altında çoğalan ve ancak mikroskop ile görülebilecek küçük organizmalar olduğu için erken dönemde farkedilmiyor.
Bu organizmalar özellikle ayakkabı ve terliklerde, havlularda, bahçede, genel kullanıma açık duşlar, jimnastik salonları, yüzme havuzlarının basamakları, otel, cami halıları gibi ortamlarda bulunuyor. Tüm mantar hastalıkları gibi tırnak mantarının da bulaşıcı ve kolayca yayıldığını kaydeden uzmanlar şunları söylüyor:

“Kendi kendine iyileşmesi mümkün olmayan bu mantar infeksiyonu için mutlaka bir doktora muayene olunması gerekiyor. Tırnak mantar hastalıkları, genellikle ayağın bir ya da iki tırnağında başlar. Daha sonra bütün tırnaklara yayılabilir. Hastalığın erken dönemlerinde normal sağlıklı pembe renk kayboldukça, tırnağın dış köşesi hafif sarılaşır. Hastalık yayıldıkça tırnak sertleşir ve şekil değiştirir. Hastalıklı (mantarlı) doku zayıfladıkça yumuşaklaşır ve kolaylıkla kırılır. Tüm tırnak, dokunulmaya karşı hassastır. Ayakkabı ve çorap giymek bile acı verir. Tırnak gevşeyebilir ve deriden ayrılabilir, hatta düşebilir. Tırnakları kesmek ve tırnak cilası sürmek işe yaramaz”.
Oldukça yaygın bir hastalık olan tırnak mantarının ilerleyen yaşlarda görülme ihtimali de artıyor. Yapılan araştırmalara göre, 16-24 yaş grubundakilere oranla 55 yaşın üzerindeki bireylerde tırnak mantarı gelişme ihtimali 3,5 kat daha fazla.

Yapılan araştırmalar tırnak mantarı hastalığının kişilerin özgüvenlerini ve sosyal ilişkilerini de olumsuz yönde etkiliyor. Hastaların yüzde 44'ünün tırnaklarının görünmesinden çekindiği için halka açık alanlardan faydalanmadığını gösteriyor. Ayrıca tırnak mantarı hastalığı, el ve ayakların aktif olarak kullanıldığı günlük yaşam faaliyetlerini de engelleyebiliyor. Hastaların yüzde 48'i ağrı duyduklarını, yüzde 38'i ayakkabı giymede zorlandıklarını, yüzde 15'i ayakta dururken ya da yürürken rahatsız olduklarını belirtiyorlar.

 

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : Tırnak Mantarı, Yaz Sıcağıyla Artıyor, yaz, sıcak, sicak, mantar, tırnak, tirnak, kurtulma yollari, sebebleri, nedeni, a

Tatilcilere ‘turist ishali’ uyarısı

Farklı ülke ve yerlere seyahat edenlerin, buralardaki enfeksiyon hastalıkları açısından risk altına girdikleri, seyahat enfeksiyonları içerisinde en sık görülenin ise “turist ishali” olduğu belirtildi.

Seyahat sırasında ya da seyahatten kısa süre sonra ortaya çıkan turist ishalinin, genellikle iyi hijyen koşullarına sahip bir yerden daha düşük koşulları olan yerlere seyahat edenlerde görüldüğünü ifade eden Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Ertek, turist ishallerinin, çoğunlukla mikroplu suların içilmesi veya bu sularla yıkanmış meyve ve sebzelerin yenilmesiyle ortaya çıktığını söyledi.

Turist ishalinde, aynı gün içinde 3 ya da daha fazla sayıda sulu-şekilsiz dışkılamanın söz konusu olduğunu belirten Ertek, “Bu rahatsızlıkta hafif ateş, bulantı-kusma ve karın ağrısıyla beraber günde 4-5 kez sulu ishal görülür” diye konuştu.

ALINACAK ÖNLEMLER
Mustafa Ertek, turist ishalinden korunmak için alınacak önlemleri şöyle sıraladı:

 Kişisel temizliğe dikkat edilmeli, eller her fırsatta yıkanmalı.
 Açıkta satılan çiğ ya da az pişmiş gıdalar ile klorlanmamış musluk suları, kirli sulardan elde edilen buz kalıpları güvenli olmadığı için tüketilmemeli.
 Kaynamış suyla hazırlanan çay-kahve gibi içecekler, kapağı açılmamış pet şişelerdeki su, kutu içinde satılan karbonatlı içecekler güvenli.
 Çiğ ya da az pişmiş et ve et ürünlerinden, kremalı ve mayonezli salatalardan kaçınılmalı.
 Kirli bölgelerde yakalanan ve az pişmiş deniz ürünleri yenmemeli.
 İyi ambalajlanmamış, sokakta ve açıkta satılan yiyecek ve içecekler tüketilmemeli.
 Sebze ve meyveler kabuğu soyulmadan çiğ olarak yenmemeli.
 İyi pişmiş ve sıcak servis yapılan yiyecekler seçilmeli.
 Pastörize edilmemiş süt ve süt ürünlerinden uzak durulmalı.
 Genel kullanıma açık tuvaletler kullanılırken dikkatli olunmalı, buraları kullananlar ellerini iyice yıkamalı.

HEKİME BAŞVURMADAN ÖNCE
Turist ishaline yakalananların hekime başvurmadan önce almaları gereken önlemler bulunduğunu kaydeden Ertek, “İshal nedeniyle vücuttan kaybedilen su ve tuzu yerine koymak için bol sıvı alınmalı ve ishal diyeti uygulanmalı” uyarısını dile getirdi.

İshal diyetinin haşlanmış patates ve püresi, yağsız makarna, pirinç pilavı, yağsız çorba, yoğurt, haşlanmış yağsız et ve tavuk, yağsız ızgara köfte, yağsız peynir, ekmek, şeftali, muz, kabuğu soyulmuş elma gibi besinleri içermesi gerektiğini bildiren Ertek, kaynatılmış su, ayran, asidi alınmış maden suyu, şekersiz çay, şekersiz elma kompostosu gibi içeceklerin de alınabileceğini söyledi.

Vücudun kaybettiği su ve tuzun geri alınması için 1 litre kaynatıldıktan sonra soğutulmuş suya 1 çorba kaşığı şeker, 1 tatlı kaşığı sofra tuzu ve 1 çay kaşığı karbonat konularak hazırlanan karışımın alınmasını öneren Ertek, 2 yaşın altındakilerin bu karışımdan her sulu dışkıdan sonra yarım veya 1 çay bardağı, 2 yaşından büyüklerin ise yarım veya 1 su bardağı içmesi gerektiğini belirtti.

İshalin 24 saatten fazla sürmesi ve şiddetinde azalma olmaması, dışkıda kan-mukus görülmesi halinde en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade eden Ertek, hekim önerisi olmadan ishal kesici ilaç ya da antibiyotik kullanılmaması uyarısında bulundu.

 

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : Tatilcilere ‘turist ishali’ uyarısı, turist, turistler, tatil, uyarı, uyari, kurtulma yollari, sebebleri, ne

Ömür boyu gripten kurtaran aşı!

İngiltere’de bilim adamlarının, tek doz uygulanacak ve bütün türlerine karşı ömür boyu koruma sağlayacak grip aşısı geliştirdikleri bildirildi.

 The Daily Mail gazetesinin haberinde, Oxford Üniversitesi bilim adamları tarafından yapılan araştırmalar sonucunda geliştirilen aşının klinik denemelerinin başlatıldığı belirtildi.

Klinik denemelerde başarı sağlanması ve yaygın üretime geçilmesi halinde her yıl grip aşısı ihtiyacının ortadan kalkacağını kaydeden gazete, “Eğer aşının denemeleri başarıya ulaşırsa, bu, her yıl değişik türde aşı geliştirme ihtiyacını ortadan kaldırdığı gibi, önceden aşı stoku yapılabilmesine de olanak verecek” diye yazdı.

Oxford Üniversitesinde aşı projesini geliştiren ekibin başkanı Dr. Sarah Gilbert, aşının denemeleri sonucunda güvenli ve etkili olduğunun kanıtlanması halinde 5 yaşından itibaren herkese uygulanabileceğini söyledi.

 

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : Ömür boyu gripten kurtaran aşı, ası, aşı, grip, girip, girp, kurtulma yollari, sebebleri, nedeni, amaclari, ilaclari, za

Oruç tutarken su kaybına dikkat

Sıcak havada oruç tutulurken günlük su ihtiyacının tamamının sahurda alınmaya çalışılmaması gerekiyor. Bir insanın günlük sıvı ihtiyacı 2-2,5 litre…

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Mehmet Akman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yazın oruç tutmanın özellikle sıvı ihtiyacı açısından bazı sorunlara neden olabileceğini söyledi.

Bir insanın günlük sıvı ihtiyacının 2-2,5 litre olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Akman, ramazan ayında da bu miktarda sıvı tüketilmesine özen gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

Akman, ramazan ayının yaz mevsiminin sonuna denk gelmesi nedeniyle kronik hastaların da doktor kontrolünde oruç tutmalarını tavsiye etti.

Sıcak havanın etkili olduğu bugünlerde su tüketiminin büyük önem taşıdığını kaydeden Akman, ”Günlük su ihtiyacının tamamı sahurda alınmaya çalışılmamalı. Sıvılar, iftardan itibaren yavaş yavaş alınmalı” dedi.

Sıcak nedeniyle sıvı kaybedenlerde bazı mineral kayıpları da olabileceğini bildiren Akman, ”En büyük kayıp sodyumda ortaya çıkar. Bu yüzden sıcakta çalışanlar ve aşırı terleyenlerin kaybedilen sodyumu almaları için iftarda tuzlu ayran içmelerini öneriyoruz. Ramazanda su tüketimi ve kaybı hayati önem taşıyor. Sıcaklarda fazla su kaybı, hayati açıdan olumsuz sonuçlar doğurabilir” dedi.

Sahurun en önemli öğün olduğunu ifade eden Akman, ‘’sahurda ne kadar çok yenirse gün içinde o kadar az acıkılır” anlayışının yanlış olduğunu belirtti.

Besin öğelerinin iftardan sahura kadara azar azar ama sık alınması gerektiğini vurgulayan Akman, şunları kaydetti:

”Ramazanda en çok karşılaşılan sorun kabızlıktır. Bu nedenle iftardan sahura kadar olan sürede azar azar ama sık lifli gıdalar tüketilmeli. Meyve olarak bu dönemde üzüm, erik, kavun ve karpuz yenebilir. Tahıl olarak da genellikle kepekli ekmek, bulgur ve kabuklu pirinç tüketilmesi kabızlık tehlikesini ortadan kaldırabilir. Bunların yanı sıra sindirimi kolaylaştıran yoğurt ile ana yemekte sebze tüketilmesi ramazan ayında sindirim bozukluklarının önüne geçebilir.”

-SICAKTA KAYBEDİLEN FOSFOR İÇİN BALIK-

İftarda az ve hafif yiyecekler yenmesini öneren Akman, yemeğe hafif bir yiyecekle başlanmasını, 15-20 dakika ara verilerek devam edilmesini önerdi.

İftarda tuz, şeker ve kızartmadan uzak durulması gerektiğini belirten Akman, şöyle konuştu:

”Sıcaklara bağlı olarak yaşanacak terleme nedeniyle ortaya çıkacak fosfor kaybını gidermek için kırmızı et yerine balık eti tüketilebilir. Sahurda daha çok yumurta, peynir, süt, yoğurt gibi proteinli gıdalar tüketilmeli. Bu besinler gün boyu kişinin ihtiyaç duyacağı enerjiyi karşılayacaktır. Ayrıca bu gıdalar kişinin günlük ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineraller açısından da zengindir.”

 

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : Oruç tutarken su kaybına dikkat, ramazan, oruc, su, kurtulma yollari, sebebleri, nedeni, amaclari, ilaclari, zararlari,